9 Ocak 2026 Cuma

KURU FASULYE TARİFİ...

KURU FASULYE TARİFİ...

Usta planlar ve yapar, hataya yer yoktur çünkü bilir.
Yani ne malzeme kullanacak, işi nasıl yapacak vs. yani bilir ve yapar.
oysa sanat bilinerek yapılmaz hatalara açıktır hiç aklına gelmeyen bir malzemeyi bile kullanabilirsin ve ortaya ne çıkabileceğini bilmezsin.
Oysa bir usta ne yapacağını ve malzemesini çok iyi bilir,
duvar örecektir ve kusursuz örer, hata yapmaz çünkü duvar çöker...
Kuru fasulye yapacaktır ve tarifi bilir ve yapar
yani bir macera değildir bu, fasulye su, tuz vs.
ustaların tarifleri ve yöntemleri vardır.
Oysa sanatın genel bir tarifi ve kuralları olamaz
yada kullanılacak malzemenin ne olduğu.

Turhan KA. 9 ocak 2026 Buca

HERKES USTA OLMAK İSTİYOR....

HERKES USTA OLMAK İSTİYOR....

Herkes usta olmak istiyor, çünkü bu güzel bir mevkii...
Picasso neden çocuk gibi resimler yapmaya çalışmış ve buna ömrünü vermiş... Büyük olasılıkla çocukların o kural tanımaz ve olmaz denilen her şeyi çok samimi bir şekilde yapabildiği için, bu ruh halini yakalamak için yani bir tercih yapmış, usta olmak için uğraşmamış yoksa yaptığı çok güzel resimler varken hem de bu çok kolay bir şey değil.
Peki neden bunu yapmış sanat başkaları için değil sadece kendimiz ile ilgili, zaten dünyada sanat diye konuştuğumuz ne varsa budur zaten. Bizi alkışlasınlar diye üretilmez, tamamen içimize dönebilmek ve geleneksel kuralları reddetmek ustalığı bir kenara bırakabilmek, bu çok kolay değil büyük bir cesaret ister zaten sanat denen şeyde tamda burada başlar.

Turhan KA. 9 ocak 2026 Buca

8 Ocak 2026 Perşembe

SADECE SINIRLARI OLMAYANLAR GÖRÜR...

SADECE SINIRLARI OLMAYANLAR GÖRÜR...

Bu bir minder üzerinde oturur gibi duran iki figür, yada neyse çok bir şeye benzetmek için söylemiyorum, Neyse bu sabah masayı sildiğim bir peçete, elimle buruşturdum ve masanın üzerine bıraktım sonra arkasından gelen ışıkla beni cezbetti elime aldım ve oynayarak masada durması için altını kıvırdım ve masada ayakta dengede durdurdum sonra elimle biraz şekil verdim. 2017 den bu tarafa kendimce heykel mask yapıyorum bu sürede epey yol aldım. Bence heykel her türlü malzeme ile yapılabilir bunu bir heykeltraşım falan diye söylemiyorum heykeltraş değilim bu çokta umurumda değil, ben kendi sınırlarım ile oynamayı seviyorum. Neyse sonra elim ile şekil verdiğim bu peçeteyi fotoğrafladım sonra onu ekranda çizdim en sonunda siyah beyaza çevirip etrafını dekupe edip siyah bir alan içerisine aldım. Bu benim için bir sanat eseri o bir heykel falan değil onu bu son hali ile fotoğraf olarak kullanacağım bir sergimde olabilir mesela.

Müdahale edilmiş peçete fotoğrafı ocak 2024







CNN AFİŞ Sergi haberi...


 

HABERTÜRK SCALA Sergi haberi...


 

NTV GECE GÜNDÜZ... Sergi haberi


 


Sesleri Alan: MARKO BUDURİS ...
Size Marko Buduris kimdir ? diye sorsam... “Marko Buduris mi, o da kim acaba ?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Çocukluğumda, mahallemizde yazlık bir açık hava sineması vardı; yaz akşamları mahallenin bütün çocukları dışarıda oynardık. Sinemadan gelen film sesleri bütün mahalleyi kaplardı. Bazen kaçak olarak, bazen de büyüklerimizle sinemaya giderdik. Televizyonun henüz yaygın olmadığı zamanlar. Hemen herkes çekirdek çitler, kovalarda buzların içinde satılan gazozlardan içerdi. Sohbetler edilir, sonra ışıklar söner, film başlardı. Beyazperdede yazılar akmaya başlayınca bir isim hep dikkatimi çekerdi: Sesleri Alan: MARKO BUDURİS… Aradan uzun yıllar geçti; MARKO BUDURİS’i hiç görmedim, fakat unutmadım da. Bu isim aklımdan hiç çıkmadı. Araştırmama rağmen kendisi hakkında çok da bir bilgiye ulaşamadım. Bu resimleri, MARKO BUDURİS’in şahsında o güzelim filmlerde emeği geçen, adları afişlerde yer almayan, çoğumuzun tanımadığı, bilmediği sinema emekçilerine ithaf ediyorum. Dikkatli izleyiciler aynı zamanda resimlerde sinema afişleri, duvarlar ve yazılarla birlikte 1950 sonrası Türkiye’sinden günümüze kadar gelen süreçte toplumu derinden etkileyen olaylardan kesitleri bulacaklar. “Evet Sesleri Alan: MARKO BUDURİS”
TURHAN KA. 2008 İzmir.

PLASTİK SANATLAR...




PLASTİK SANATLAR...

BRHD 'nin aralık ayında yapılacak 53. büyük sergisi için ne yapayım diye düşünürken parkta su içerken aklıma geldi bu fikir.
Ülkemizde ki PLASTİK SANATLAR dünyasına bir eleştiri olarak bir gönderme yapayım diye düşündüm. Ne yapmalıyım diye düşünürken elimde biten su şişesi ile oynarken birden aklıma geldi. Evet atık plastik malzemelerden bir iş yapayım dedim işte bu plastik su şişelerinden... ve her gün evden markete gidişte küçük bir su alıp dönerken evimin yakınındaki parka uğrayıp bankta oturup suyu içtim, suyu içerken nasıl bir şey yapmalıyım diye düşündüm. İçtiğim şu şişelerini ayağımın altında ezip bir poşete koydum. Yaklaşık 20 gün falan su şişelerini ve sağda solda gördüğüm uygun atık plastik malzemeleri biriktirdim.
Her yıl yıl sonu yapılan Serginin kataloğu da yapılıyor, bu yıl sonu sergileri ülkemizin sanat yaşamı için önemli bir etkinlik.
Dernek bu yıl şöyle bir karar almış isterseniz size 100*100 ölçülerinde bir tuval gönderiyor ve yaptığınız işi dernek koleksiyonuna bağış olarak alıyor. Bende ülkemizin başkenti Ankara'da benden bir iz olsun istedim ve bu işi yaptım.
Tamamen atık plastik malzemelerden yaptım ve adını da PLASTİK SANATLAR... koydum. Resimde sanatın evrenselliği ne bir gönderme olarak dünya sanatını ters yüz etmiş Picasso'yu ve sanat da ustalık ile ilgili çok güzel tespitleri olan şair Turgut Uyar'ın çok sevdiğim "Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalık da her şey naylondandı o KAdar" sözünü ve ayrıca sanatsal üretimlerim de çok önemli bulduğum çocuk saflığına bir gönderme olarak resmin ortasında yine parkta bulduğum kırmızı bir balonu kullandım.
Resim Ankara'da 4-13 aralık tarihleri arasında BRHD 53. yıl sonu büyük sergisi olarak Çankaya Çağdaş Sanatlar merkezin de sergilenecek. Ankaralı dostlarım ve sanatseverlerin izlemesini isterim.

PLASTİK SANATLAR... Atık plastik malzemeler ile kar. 100*100*6 cm. 2023 BRHD. kol.

Turhan KA. 26 Kasım 2023 Buca